top of page
Image by Lindsey LaMont

#istanbulsozlesmesiyasatir

"No woman should be told she can't make decisions about her own body. When women's rights are under attack, we fight back."

Paylaşmaya değer bulduğum her yeni bilgi ve paylaşımda sayfayı güncelleyeceğim. O yüzden takipte kalın. :) Eğer siz de bu konu hakkında konuşulmaya değer fikirlere sahipseniz lütfen sayfanın sonundaki form üzerinden bunları benimle paylaşın. Ayrıca bu zor zamanlarda dinlemek için bir playlist hazırladım. Yandaki küçük mikrofona tıklayarak ulaşabilirsiniz. :)

Herkese ama öncelikle bu zor günleri geçiren hemcinslerime selam olsun,

Tabii ki bu konu hakkında benden daha bilgili, daha yetkin insanlar var. Sınırsız saygı duyduğum bu insan ve sayfaları takip etmeniz için aşağıda paylaşacağım. Ben sadece genç bir kızın bakış açısından günümüz Türkiye'sini sizlere göstermek istiyorum. Umarım yazımın ulaştığı insanlara duygularımı düzgünce iletebilirim.

Edirne'de doğup büyüdüm. İnanılmaz anlayışlı ve bir o kadar da duyarlı bir ailede yetiştim. Babamın bir kadına saygısızlık yaptığını hiç görmedim. Annemin yardıma ihtiyacı olan başka bir kadını görmezden geldiğini de görmedim. Ben çok şanslıydım. Ama biliyorum ki şimdi genç olan her kız bu şansa sahip olamadı. Ülkemde artık neredeyse her gün, her yaştan ve her kesimden kadın öldürülüyor. 4 yaşındaki minik Leyla da, 92 yaşındaki Hanım Pınarlı da. Ve çok üzgünüm, ülkem adına çok üzgünüm. Ülkemde cinsel yöneliminden dolayı darp edilen, sadece kadın olduğu için binbir zorlukla mücadele eden, aile içi şiddete kurban giden ve sesi çıkamayan tüm vatandaşlarım adına çok üzgünüm. Bu insanları teker teker karşıma alsam teselli bile edemem, o insanlara dokunulmamış bir hayat veremem ama en azından susmayarak bu gidişatı durdurmak adına küçük de olsa bir adım atabilirim. Biliyorum hepimiz çok umutsuz hissedebiliyoruz. Biliyorum. Çok çalıştığımız, binbir zorlukla tutunduğumuz hayatı kolayca çekip alabiliyorlar elimizden. Bir gün kadın cinayetleri için ses çıkarırken bir gün siz de kurban gidebiliyorsunuz. Üstelik en acısı da, en içler acısı da; bu güzel insanların hayatını karartanlar sokaklarda gezebiliyor. Başka hayatları da karartmak üzere... Keşke daha önce bu kadar bağırsaydık, keşke bir ya da iki can daha fazla kurtarabilseydik... Keşke çocuk gelinlerimiz olmasaydı. Keşke evlilikler aşk ile başlasa, bitecekse de saygı ile bitseydi. Keşke her kız çocuğu okuyabilseydi. Keşke tacizin sebebini mağdurun giyiminde değil tacizcinin zihniyetinde arayabilseydik. Keşke hiçbir kadının saç teline dahi zarar verilmeseydi. Keşke adalet yerini bulsaydı. Keşke özgürlüğüne sahip her kadın başkalarının bu şansa sahip olmadığını görse ve onları kollasaydı. Keşke kadınlar da hava karardıktan sonra dışarıda rahatça yürüyebilseydi. Keşke kendini kadın kabul eden herkesin kadın olduğunu anlayabilseydik. Keşke hayır lafını duyan her erkek saygılı bir şekilde geri çekilmesini bilseydi. Keşke kadınlar iş hayatında daha aktif olabilseydi. Keşke el ele tutuşan sevgilileri yadırgamaktansa tacizcileri hor görseydik. Keşke tüm erkekler feminizmin kadın üstünlüğü olmadığını bilseydi. Keşke ötekileştirmeseydik. Kadınları, eşcinselleri, çocukları ötekileştirmeseydik.

 

Ama bu keşkeleri değiştireceğiz. Kadınların bu ülkede hak ettiği değeri gördüğü zamanları yaşayacak ve iyi kilerimizi söyleyeceğiz. Şimdileri iş hayatına atılamamış olan Türk gençleri olan bizler, kadınıyla ve erkeğiyle bu ülkeyi yalnız bırakmayacağız. En azından ben, burada, öncelikle kendime sonra da benden küçük veya büyük her Türk kızına söz veriyorum. 

Nerede görüp duyduğumu bilmemekle beraber, sokaklarda haklarını onca tehtide karşı savunan bu güzel insanların olduğu bir fotoğrafın altında şu yazıyı okudum. ''Ne zaman umutsuzluğa kapılırsan bu kalabalığı hatırla.'' Biz, Türk kadınları, bu ülkenin diğer yarısıyız. Bu güzel ülkenin; anneleri, öğretmenleri, sanatçıları, öğrencileri, yöneticileri, sporcularıyız. Bir kadın, toplumun onu koyduğu yerde değildir. Kadınlar olmak istedikleri yerdedir. Hiçbir otorite veyahut kişi, başkalarının hayatına zarar verecek hareketler göstermediği sürece o şahsın hayatını ya da yaşayış biçimine müdahil olmamalıdır. Söz konusu kadın cinayetleri olduğunda hiçbir siyasal ayrılık önümüze konulmamalıydı. LGBTQA üyeleri ülkemizde başka bir ülkenin üyeleri kadar rahat olamadığında, şiddet gördüğünde din önümüze konulmamalıydı. 

 

Hiçbir inanış, hiçbir düşünce şimdileri yaşamakta olduğumuz bu durumu haklı çıkarır nitelikte değildir. Bu normal değil! Ülkemdeki her biricik kadına ve böyle bir ülkede yetişmesinden korktuğum her genç kıza bunu söylemek istiyorum. ''Lütfen susmayın. Lütfen cesur olun ve haklarınızı savunun. Biz daha iyisini hak ediyoruz ve hak ettiğimizi alacağız. Biz söyleyecekleri ve soracakları olan kadınlarız. Hepimiz güzeliz, biriciğiz ve hepsinden önce insanız. Kadın hakları insan haklarıdır, insan hakları ise kadın haklarıdır. Bizim hikayemizi başkasının yazmasına izin vermeyeceğiz. Biz yazacağız.''

B37C6F86-A2BE-4566-84BC-254F13EEC69D.jpe

Toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billâhi !

FDCDDCD4-CF37-47D7-9A41-64275151FB03.jpe

Namus kadının yüzünü açıp açmamasında değildir. Din de peçe demek değildir. 

C8FFC68C-DB20-4B45-B14D-88197BB0E3D0.jpe
407CA09A-A072-4ED1-A214-66ED595C4D36_4_5

FOLLOW ME

  • Instagram Sosyal Simge

© 2002 proudly made in Turkey

bottom of page